G-892JKVGF0C

Eşim, sonunda “gerçek bir aile” olabilmemiz için 4 yaşındaki ikiz erkek çocukları evlat edinmem konusunda beni aylarca ikna etmeye çalıştı

Eşim, sonunda "gerçek bir aile" olabilmemiz için 4 yaşındaki ikiz erkek çocukları evlat edinmem konusunda beni aylarca ikna etmeye çalıştı; neden gerçekten istediğini duyduğumda, bavullarımızı topladım.

Eşim Serkan (45 yaşında) ve ben on yıldır evliyiz.

Yıllarca bir çocuğumuz olsun diye çabaladık. Tüm uzmanlar, ağır tedavi süreçleri, yeşeren umutlar... sonrasında ise tam bir yıkım. En sonunda, anne baba olamayacağımızı kabullenmek zorunda kaldık. İşimize odaklandık, zaman zaman tatile çıktık ve kendi halimizde mutlu bir ömür kurduk.

Fakat altı ay önce, Serkan birdenbire değişiverdi.

Aklındaki ve dilindeki tek konu çocuklardı.

Evin fazla sessizleştiğini, eksik yaşadığımızı, artık tam anlamıyla bir aile olmamız gerektiğini söyleyip durdu.

Üzerimde ciddi bir baskı kurdu. Evlat edinmemiz için adeta yalvardı. Bizi yeniden hayata bağlayacak tek yolun bu olduğuna yeminler etti.

Hatta işimi bırakmamı istedi; evde çocuklarla kalacak birinin varlığının evlat edinme sürecini kolaylaştıracağını söyledi.

Bu isteği sorgulamam gerekirdi.

Ama ben eşime sorgusuz sualsiz güvendim.

Sözünü dinledim.

Tazminatımı alarak yılların emeği olan kariyerime son verdim ve kendimi bu sürece adadım.

Sonunda dört yaşındaki ikiz erkek çocukları evimize getirdik. Çok tatlı, kendi hallerinde ve utangaç çocuklardı.

Serkan onların dosyasını bulmuş ve bizim çocuklarımızın onlar olması gerektiğini söylemişti.

Güzel günlerin bizi beklediğinden emindim.

İlk birkaç hafta gerçekten de öyleydi.

Sonra Serkan yine eski haline döndü.

Benden uzaklaştı.

İşten geç gelmeye başladı, yorgun olduğunu söyleyerek kilitli odasına kapandı.

Ben ise neredeyse hiç uyumadan iki küçük çocukla tek başıma mücadele ettim.

Onun bu yeni hayata uyum sağlamakta zorlandığını sandım.

Yeni evlat edinen her ailenin bunu yaşayabileceğini düşündüm.

Zamanla her şeyin düzeleceğine inandım.

Düzelmedi.

Geçen hafta, çocuklar öğleden sonra uykuya daldı.

Serkan benim de sızıp kaldığımı sanmıştı.

Oysa uyumamıştım.

Çalışma odasına doğru yürüdüm.

Kapı aralıktı.

Tam içeri girecekken, telefondaki konuşmasını duydum.

Kısık sesle, çaresizlik içinde konuşuyordu.

"Bunu ona daha fazla yapamam," diyordu. "Gerçekten bir aile kurmak istediğimi sanıyor..."

Dehşet içinde kaldım.

Hemen ardından beni sarsan o cümleyi söyledi.

"Ama ben o çocukları aile olalım diye evlat edinmedim."

Ağlamaya başladı. Ağzından çıkan bir sonraki cümle ise tüm hayatımızın ne kadar büyük bir yalan üzerine kurulu olduğunu gözler önüne serdi... Sonrasını yorumlarda anlattım
Reklamlar