Eşim, ikiz kızlarımızı doğumdan hemen sonra terk etti.
18 yıl sonra ise mezuniyet törenlerine “özel bir hediye” ile çıkageldi. Ama kızlarımın daha sonra yaptığı şey, salondaki 300 konuğun tamamını yerinde dondurdu.
Kızlar sadece altı saatlikken, Ceyda hastane yatağından bana baktı ve titrek bir sesle:
“Ben bunu yapamam,” dedi.
Başta anneliğin ağırlığından korktuğunu sandım. Yeni doğum yapmıştı, yorgundu, korkmuştu belki.
Ama sonra söylediği sözler içimi buz gibi yaptı.
“Ben parti yapmak istiyorum. Bir yıldız gibi yaşamak istiyorum. O ağlayan küçük veletlerle uğraşamam.”
Üç gün sonra paltosunu giydi ve gitti.
Ne bir veda etti.
Ne de beşiklerinde uyuyan iki minicik bebeğe son kez dönüp baktı.
Tam 18 yıl boyunca kızlarımı tek başıma büyüttüm.
Onlara hep aynı şeyi söyledim:
“Terk edilmediniz. En azından benim tarafımdan değil. Ben sizi her sabah yeniden seçtim.”
Mükemmel bir baba değildim. Bunu inkâr edemem. Hatalarım oldu, eksiklerim oldu, geceleri ağladığım da oldu. Ama Elif ve Zeynep mutlu olsun diye elimden gelen her şeyi yaptım.
Geçen cuma, ikiz kızlarım liseden mezun oldular.
Onları cüppeleriyle yan yana görünce gururdan göğsüm çatlayacak sandım.
Törenin başında okul müdürü mikrofona yaklaştı ve gülümseyerek konuşmaya başladı.
“Bu gece aramızda çok cömert bir bağışçımız var. Bu güzel mezuniyet kutlamasının masraflarını karşılamamıza yardımcı oldu… ve iki mezunumuz için özel bir sürprizi var.”
O anda sahneye şık takım elbiseli bir kadın çıktı.
Kanım çekildi.
Ceyda.
Onu hemen tanıdım.
18 yıldır ne yüzünü görmüştüm ne de sesini duymuştum.
Mikrofonu eline aldı.
“Elif. Zeynep. Buraya gelin, tatlı kızlarım.”
Kızlarım oldukları yerde donup kaldılar. Onlara yıllar önce annelerinin fotoğraflarını göstermiştim. Ama bu, onları dünyaya getiren kadını ilk kez canlı canlı görmeleriydi.
Ceyda iki küçük kutu uzattı. Sonra sesi bütün salonda yankılandı:
“18 yıl önce kocam kızlarımı bana karşı doldurdu. Bu tören, onun olmadığı yeni ailemizin başlangıcı olsun.”
Yerimden kalkamadım.
Boğazıma bir yumru oturdu.
Elif, Zeynep’in elini tuttu. İkisi de yavaş adımlarla sahneye doğru yürüdü.
Ceyda onları kucaklamak için kollarını açtı.
Ama kızlarım tam önünde durdu.
Zeynep mikrofonu aldı.
Elif ise kalabalığın arasında gözleriyle beni buldu.
Sonra yaptıkları şey, salondaki 300 kişinin tamamını nefessiz bıraktı. ⬇️⬇️