Emre'nin son cümlesini duyduğumda nefes alamıyordum.
"Birkaç gün daha sabret. Yıldönümünden sonra gerisini de halledeceğim."
Telefon kapandı.
Kapının önünde donup kalmıştım. Elimde onun için aldığım saat, artık ağır bir taş gibi geliyordu. Kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki duyacağını sandım. Sessizce evden çıktım, arabaya bindim ama kontağı bile çeviremedim.








