Ona yaklaştım, elindeki kağıtları aldım ve hiçbir şey söylemeden şöminenin içine, yanan ateşin tam ortasına bıraktım. Alevler saniyeler içinde kağıtları yutarken, kocamın yüzü dehşetle sarsıldı. "Ne yaptın sen! Sen çıldırdın mı!" diye bağırdı, üzerime doğru yürüyerek.
Tam o sırada, villanın dış kapısı büyük bir gürültüyle açıldı. İçeriye benim şahsi avukatım ve arkasında iki polis memuru girdi. Kocam neye uğradığını şaşırarak arkasına döndü.
"Her şey buraya kadardı," dedim sakince. "Beni kandırabileceğini, yaşlı ve yalnız bir kadının duygularıyla oynayarak servetime konabileceğini sandın. Ama unuttuğun bir şey var; ben bu serveti sadece paramla değil, insanları tanıma kabiliyetimle kazandım. Avukatımla yaptığın gizli anlaşmalar, hesaplarımdan usulsüzce çekmeye çalıştığın paraların hepsi çoktan belgelendi. Buraya geleceğimizi de polise ben haber verdim."