G-892JKVGF0C

42 yaşında dul kaldım benden yaşça küçük köyün erkeğiyle odada.... Devamını oku

Köyün yüksek tepelerine akşam çökerken, ahşap evin penceresinden dışarıyı izliyordu Leyla. 42 yıllık ömrünün son birkaç senesi, sessizliğin ve yalnızlığın yükünü taşımakla geçmişti. Eşinin vefatından sonra evdeki her eşya, her köşe ona sadece geçmişi hatırlatıyordu. Leyla için hayat, zamansız gelen bir durağanlıktan ibaretti.O akşam, kışlık odunları yerleştirmek ve avludaki eksikleri tamamlamak için komşu tarlanın genç delikanlısı Yusuf gelmişti. Yusuf, Leyla’dan yaşça küçüktü ama köyün o erken olgunlaştırdığı, az konuşan, gözleriyle çok şey anlatan insanlarından biriydi.

Ağır odun çuvallarını içeri taşıdıktan sonra Yusuf, üzerindeki tozu silkeleyerek kapının eşiğinde durdu. Soğuk hava içeri sızarken Leyla, "İçeri geç Yusuf, bir çay içmeden gitme. Hava buz kesti," dedi.
Reklamlar