Cihangir, bu nedir?” diye sordum sesim titreyerek. “Bunlar nereden çıktı?”
“Dün gece kaçıp giden o çift,” dedi Cihangir yüzünü ovuşturarak. “Garson minderi çekip süpürürken bunu bulmuş. Elif… Onlar sadece 400 dolarlık hesabı takıp gitmemişler. Onlar özel dedektifmiş.”
Sayfalara baktım. Fotoğraflar beni restorana girerken, apartmanımızdan çıkarken ve kız kardeşim Ceren’le mutfak masasında otururken gösteriyordu. Dosyanın arkasında İstanbul’un tanınmış hukuk bürolarından birinden kıdemli bir avukat tarafından imzalanmış resmi bir mahkeme celbi vardı.