Koca çıldırmış: "Çırılçıplak mı ölçüyordun be adam?"
Sorunu çözemeyince ikisi birlikte mahallenin bilgili müftüsüne gitmişler. Koca durumu anlatmış. Müftü bir süre sakalını sıvazlamış, düşünmüş ve kararı açıklamış:
— "Kardeşim, marangoz haklı! Ahşabın nemini ve vücudun statik elektriğini en doğru ölçme yolu kıyafetsiz olmaktır. Ancak sen de haklısın, senin evinde yapmamalıydı. Ceza olarak marangoz bu gece senin evinde kalacak, sen de onun dükkanındaki dolapları kontrol edeceksin5. Kahire Pazarı ve Büyülü Yüzük
Kahire pazarında yaşlı bir tüccar, üzerinde garip semboller olan altın bir yüzük satıyormuş. Yüzüğün özelliği şuymuş: Kim takarsa, karşısındaki kişinin en gizli cinsel arzularını sesli olarak duymaya başlıyormuş.
Genç bir Arap tüccar yüksek bir fiyat ödeyip yüzüğü satın almış. "Bu akşam eve gidip karımın ne istediğini anlayacağım ve onu dünyadaki en mutlu kadın yapacağım" diye düşünmüş.Eve varmış, yüzüğü parmağına takmış. Karısı kapıyı açmış, gülümseyerek:
— "Hoş geldin kocacığım, günün nasıl geçti?" demiş.
Ama yüzük sayesinde kadının iç sesi adamın zihninde yankılanmış:
("Ah, keşke şu yan komşu kasap Hüseyin gelse de beni kollarına alsa, kocakafalı kocama yemek hazırlamaktan bıktım!")
Tüccar şok olmuş ama çaktırmamış. Gece yatağa girmişler. Kadın cilveli bir şekilde adama sarılmış:Canım kocacığım, seni çok özledim..."
Yüzükteki iç ses yine devreye girmiş:
("Umarım çabuk bitirir de arkamı dönüp uyurum, yarın kasap Hüseyin'e et almaya gideceğim.")
Adam öfkeyle yataktan fırlamış, yüzüğü parmağından çıkarıp pencereden dışarı fırlatmış. Karısı şaşkınlıkla sorunca:
— "Ne oldu kocacığım, niye fırlattın yüzüğü?" demiş.