Gezginin biri çölde yürürken yerde çırılçıplk yatan bir adam görmüş. Orada ne yaptığını sormuş. Adam “Ben saatim.” demiş. “İyi o zaman söyle bakalım saati.” demiş gezgin. Adam bir orasına bakmış, bir gölgesine.. bir orasına bakmış, bir gölgesine.. 15.03 demiş. Gezgin kolundaki saate bakınca doğru olduğunu görmüş ve yoluna devam etmiş. Yine çırılçıplk yatan bir adam görmüş, o da saat olduğunu söylemiş. Gezgin: “Söyle bakalım saati demiş.” Adam bir orasına bakmış, bir gölgesine.. bir orasına bakmış, bir gölgesine.. 15.07 demiş. Yine doğru. Gezgin yoluna devam ederken bu sefer de.
Gezginin biri çölde yürürken yerde çırılçıpl-k yatan bir adam görmüş. Orada ne yaptığını sormuş. Adam “Ben saatim.” demiş. “İyi o zaman söyle bakalım saati.” demiş gezgin. Adam bir orasına bakmış, bir gölgesine.. bir orasına bakmış, bir gölgesine.. 15.03 demiş. Gezgin kolundaki saate bakınca doğru olduğunu görmüş ve yoluna devam etmiş. Yine çırılçıpl-k yatan bir adam görmüş, o da saat olduğunu söylemiş. Gezgin: “Söyle bakalım saati demiş.” Adam bir orasına bakmış, bir gölgesine.. bir orasına bakmış, bir gölgesine.. 15.07 demiş. Yine doğru. Gezgin yoluna devam ederken bu sefer de otuz bir ç.e.kn…. bir adam görmüş. “Sen nesin” diye sormuş. Adam da cevap vermiş: “Ben de saati ayarlıyorum
Bir sarışının para sıkıntısı varmış. Çaresiz, bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş.
Parkta bir çocuğu yakalayıp;
- ''seni kaçırıyorum'' demiş ve bir fidye notu yazmış;
- ''Çocuğunuzu kaçırdım, onu tekrar görmek istiyorsanız, bir kesekağıdına 10 bin dolar koyup oyun parkının kuzey tarafındaki kayın ağacının kovuğuna bırakın''. İmza: Bir sarışın.
Sonra da, yazdığı notu bir iğne ile çocuğun sırtına iliştirdikten sonra;
- ''git bu notu anne babana göster'' diyerek çocuğu evine yollamış.
Ertesi gün sarışın parka gidip, ağacın kovuğuna bakmış, gerçekten'de bir kese kağıdı ve içinde de 10 bin dolar var.
Bir de not;
- ''Teessüf ederim. Bir sarışın, böyle bir şeyi başka bir sarışının oğluna nasıl yapar?'
Sarışının biri denizaşırı ülkedeki annesine telefon etmek içiin postaneye gitmiş. Gişedeki memur görüşmenin 30 milyon tutacağını söyleyince sarışın itiraz etmiş:
-"İyi de benim o kadar param yok, ama annemle görüşmek için her şeyi yaparım". Memur bir kaşını kaldırmış (tahmin edebileceginiz gibi).
- Her şeyi mi?" diye sormuş.
-"Evet, evet, her şeyi" diye cevaplamış sarışın. Adam yandaki odaya yönelirken "beni takip et" demiş. Sarışın denileni yapmış ve adamı takip etmiş.
-"İçeri gel ve kapıyı kapa" demiş memur. Kadın denileni yapmış.
-"Dizlerinin üzerine çök". Kadın çökmüş.
-"Şimdi fermuarımı aç". Kadın yapmış.
-"Haydi başla, onu dışarı çıkar". Kadın uzanmış tutmuş.. sonra durmuş. Adam gözlerini kapamış ve fısıldamış:
-"Eee, haydi başlasana". Sarışın yavas yavas ağzını yaklastırmış ve dudaklarını aralayarak konuşmaya başlamış:
-"Anne, anne beni duyuyor musun?"
Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var. Birincisi, barmen sarışın bir kız. İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım. Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın. Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?" Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam."
Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor. Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp;
-Şuradaki 37 Ekran Tv'nin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer;
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der. Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder.
Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaj yaparak kendini esmerleştirir.
Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar;
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer;
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın. der
(anladınız siz. :)
Günün birinde İstanbul'da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bari yerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak.Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim.Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş. Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş. Kaptan, "Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... "Bu Kadıköy
-Beşiktaş vapuru".Miami 'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi durdurur.
- Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim ?
- Nedir o?
- Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge,kredi kartı boyutlarında ve üzerinde resminiz olur.
- Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve memura uzatır.
- Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim ?
- Oda ne ?
- Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde bulunur.
- Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır.
- Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın mı diye sorar ?
- Evet
- Peki süper bir mini eteği varmı ?
- Evet
- Göğüsleri gömleğinden taşıyor mu ?
- Evet
- O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir.
- Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle bir şey yapamayacağını söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp fermuarını indirir.
- SARIŞIN BAYAN ÇOK ŞAŞIRIR . YİNE Mİ ALKOL MUAYENESİ !!!!!!!!!!!!!!!!
sarışını biri doktora gitmiş.
doktor sormuş nedir rahatsızlığınız:
-kulağım yandı demiş...
nasıl oldu diye doktor sormuş:
ütü yaparken sevgilim aradı.
telefon diye ütüyü kulağıma getirmştim der..
doktor o halde diğer kulağınız neden yandı diye sorar:
sarışın :
ikinci kez aradı lanet olası der..
eehehee..
Bir Sarışın birde Esmer bayan köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler. Esmer bütün gece oturup plan yapmış. Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soygunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış:
- "İyi anladın değil mi ?" diye de sormuş. "Burası küçük bir semt bankası, bir tek güvenlik görevlisi var. İşi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim." Binmişler arabaya, gitmişler bankaya. Esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş. 5 dk. geçmiş. 10 dk. geçmis. 15 dk. geçmiş. Esmer korkmaya baslamış. Tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış. Önde sarışın elinde bir ip. İpin ucuna kasa baglanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor. Arkasından güvenlik görevlisi "DUR" diye bağırarak ateş ediyor. Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş. Sarışın arabaya atlamış. Esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş:
- "Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin !.. "
- "Anladim tabii..."
- "Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAĞLA, KASAYI BOŞALT demiştim.
İki sarışın, anahtarı içeride unuttukları için arabanın kapısını telle açmaya çalışırlar. Biri diğerine :
- Çabuk ol, yağmur başladı, ıslanıyorum" der. Diğeri bunun üzerine :
- Ne fark eder? İçerde de ıslanacaksın...
- Aaa hakkaten yaa. Bizim arabanın üstü açık
Temel çok büyük bi bankanın yanında sucuk satmakla geçimini sağlar .birgün temelin bi arekadaşı temelden borç istemeye gelir.temele : -ula temel acil bi işim çıktı.bana bi 5 mark borç verebilur musun der. temel de ona -hayır kusura bakma veremem der. arkadaşı buna çok şaşırır.ve nedenini sorar.temel de -bankayla bi antlaşma yaptım der. arkadaşı bu antlaşmanın ne olduğunu sorar. temel de: -ben hiç kimseye borç vermiyeceğum onlar da sucuk satmayacaklar der
Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler gecirirken birden kapi caliyor bi de bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!... Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini, camdan atla kaybol!!" Adam pencereden asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli misin nasil yagmur yagiyor gormuyor musun!!!" Kadin deli gibi kosturuyor: "Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk cabuk!!!!" Boylece adam caresiz,kiyafetlerini kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam ortasina dalmis....bozuntuya vermeden yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat cekiyor ... Kosuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?" "Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime degmesi kadar guzel bi duygu yok" "Ama ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi elinizde mi tasirsiniz?" "Yaaa öyle...kosu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye" "Gercekten cok ilginc....peki kosarken hep prezervatif de takar misiniz?" "Aaa..seyy.. sadece yagmur yagdigi zamanYatili bir okulda ögrenciler her hafta sonu carsi izinlerinde kiza gider,döndüklerinde ise carsiya hic cikmayan bir arkadaslari vardir onunla dalga gecerler. nasil bu haftada birsey yok degil mi? sende hic is yok oglum diyerekten. artik bu gencin de canina tak eder ve karar verir ertesi hafta carsiya cikar.ilk tanitigi bayanada sorar! benimle yatarmisin? kadinda oralidir fakat isi vardir ve bir sonraki haftayi önerir. eleman kabul eder ve adres almaya baslarlar. cocuk der ki! ben asagidaki kasabadaki filanca yatili okuldayim kadin sasirir subesini sorar ve ardindanda hadi ya benim oglum da o subede der ve gider. elemanda okula geri döner ve yataginda sessiz sakin oturur. arkadaslari gelir ve dalga gecmeye baslarlar ne o oglum bu haftada mi is yok? cocuk patlar artik - bu hafta is yok ama haftaya kesin icinizden birinin anasini s.kecem…Sarisinin biri denizasiri ulkedeki annesine telefon etmek için postaneye gitmis. Gisedeki memur göorusmenin 30 milyon tutacagini soyleyince sarisin itiraz etmis: "Iyi de benim o kadar param yok, ama annemle gorusmek için her seyi yaparim" Memur bir kasini kaldirmis (tahmin edebileceginiz gibi). "Her seyi mi?" diye sormus. "Evet, evet, her seyi" diye cevaplamis sarisin. Adam yandaki odaya yonelirken "beni takip et" demis. Sarisin denileni yapmis ve adami takip etmis. "Iceri gel ve kapiyi kapa" demis memur. Kadin denileni yapmis. "Dizlerinin uzerine cok". Kadin cokmus. "Simdi fermuarimi ac". Kadinyapmis. " Haydi basla, onu disari cikar". Kadin uzanmis ve onu iki eliyle tutmus.. sonra durmus. Adam gozlerini kapamis ve fisildamis " Eee, haydi baslasana". Sarisin yavas yavas agzini yaklastirmis ve dudaklarini aralayarak konusmaya baslamis.. "Anne, beni duyuyor musun?"