Huzur evinde 3 yaşlı oturmuş Azrail gelirse canımızı alırsa diye düşünmüş… DETAYLAR YORUMDA
Huzur evinde 3 yaşlı
Huzur evinde 3 yaşlı oturmuş Azrail gelirse canımızı alırsa diye düşünmüş…
Biri: Buldum bebek taklidi yapalım. Bebek sanıp gider demiş. Diğerleri de onaylamış. Bir gece Azrail gelmiş. Geldiğini anlamışlar. Biri ‘MAMMAAA’ diğeri ‘ANNEEE’ öteki ‘INGAAA’ demiş. Bunu duyan Azrail demiş ki :’HAYDİ ATTAAA’…
BONUS FIKRAMIZ
Amerika’da yaşayan Dursun, Trabzon’daki Temel’i yanına çağırıyormuş:
– Ula Temel ha puraya gelursen aç kalmazsun da. Sadece yerdeki paraları toplasan o bile yeter sana demiş.
Bunu duyan Temel biraz da merakından binmiş uçağa, Amerika’ ya gitmiş. Uçaktan inmiş, valizini alıp havaalanından çıkmak üzereymiş. Bir de bakmış yerde 100 dolar var. Paraya bakmış bakmış ve şöyle demiş:
– Ula daha ilk günden işe mi başlanur…
BONUS İKİNCİ FIKRA
Adam bir köyü gezerken yorulmuş, hayli susamıştı. Çaresiz bir evin kapısını çalar, karşısına bir çocuk çıkar. Adamcağız:
-Evladım, buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:
– İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı içtikten sonra çocuk:
– İstersen daha getireyim, der.
– Zahmet olur yavrum bir zahmet.
Çocuk:
– Hayır ne zahmeti, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!, demiş.
Bunun üzerine adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı kopartmış:
– Anneee, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı
Bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor. Pireye "Sıçra" diyor. Pire sıçrıyor Pirenin kanatlarını
koparıyor ve "Sıçra" diyor, pire yine sıçrıyor!.. Raporunu şöyle yazıyor; "Pire kanatlarını
kopmuş olarak zıpladı."
Ayaklarını koparıyor ve "Sıçra" diyor, pire zıplayamayınca 2. raporu şöyle yazıyor; "Pirenin ayakları kopunca kulakları duymuyor."
*
İlk defa helikopter gören Temel, Dursun' a sormuş;
- Dursun, bu nedur da? Dursun, gayet sakin cevap vermiş;
- Haçan, bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur.
*
Doktor, akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş;
-"Doktor Bey, size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim, topuğu önde mi olsun arkada mı?
* *
Ünlü bir sopranonun konserine giden baba oğul ilgiyle konseri dinliyorlardı. Bir ara çocuk merakla babasına sordu:
"Baba, öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor ?" Baba;
"Korkutmuyor oğlum, yönetiyor!"
"Eee, peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor "
*
Küçük Ahmet, bakkala öfkeyle sordu:
- Neden hep küçük yumurta veriyorsun?
- Taşıması , kolay olur da ondan.
Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:
- Ama sen eksik para verdin.
Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek: " Para daha çabuk sayılır da...
*
Nuri okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi çıkıştı:
"Aşk olsun yine mi dövüştün okulda? "Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim."
"Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?"
Nuri gayet sakin;
" Ben! "
Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir:
- Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin.
Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur:
- Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz.
Adamin biri ölmus ve cehenneme gitmis. Orda bir iblis hostes kendisine etrafi gezdiriyorum. -Burasi dus kabinleri, burasi soyunma odalari, buralar gaz odasi...... diye ikinci kata cikmislar ve adam bir bakmis ki Sharon Stone-a iblisin bir tanesi ayda bir kere igne batiriyor. Hemen yanindaki hostese sormus :
--Bu kari naapmis ki boyle ayda bir kere igne batiriyorsunuzı- Hostes ise :
--Sharon miı Dunya-dayken ayda bir kere zina yapmis. Burda bunun cezasi ayda bir kere igne batirmaktir- demis.
Ucuncu kata cikmislar ki bir de ne gorsun; karisina gunde bir tane igne batiriyorlar. Adam dayanamamis:
--Ulan ******uuu demek beni hergun aldattin haa-. Aklina gelen butun kufurleri saymis. Igneyi batiran iblis ise:
--Kes ulan samatayi ! Dorduncu kata cik da bak anani dikis makinasina bagladik, dakikada 1000 batiyor
Küçük çocuk, kendinden daha büyük olana yan yan bakarak: "Söylediğin sözü geri alman için sana beş dakika süre veriyorum!" dedi. Öbürü kabararak:
"Bak hele sen. Peki beş dakika sonra sözümü geri almazsam ne olacak?" diye diklendi. Küçük çocuk biraz düşündükten sonra:
"Peki söyle ne kadar zaman istiyorsun?" dedi.
**
Bir sergide ünlü romancı, ressam arkadaşına:
"Kutlarım sergi açılışına bakanlar gelmiş"
Bunun üzerine Ressam:
"Ne önemi var ki, bakanlar geleceğine, keşke biraz da alanlar gelseydi. " der.
**
Doktor, hastasına o güne dek yaptığı tahlillerin sonuçlarını açıklayacak;
"Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var. Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış." deyince adam yıkılır,
"Hayır, olamaz. Buna inanamıyorum: Fakat bundan daha kötü haber nasıl olabilir? "deyince hasta, doktorun yanıtı kısa olur;
"Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum."
**
Delinin biri intihar etmeye karar ve kendini asmaya çalışır. Biri dayanamayıp sorar;
- Ne yapıyorsun?
- Görmüyor musun, intihar ediyorum.
- Öyle ise ipi boğazına bağlasana
- Bağlarsam boğulurum.
* *
Yıl sonunda öğrenci, uzaktaki ailesine gönderdiği faksta şunları yazıyordu;
"Babacığım okullar kapandı. Öğretmenler beni çok seviyorlar. İmtihanlara tekrar bekliyorlar."
* *
Babası oğluna görgü kuralarını öğretiyordu :
"Örneğin oğlum, bir eve gittik. Onları yemek yerken göndük, ilk sözümüz ne olmalı?
"Afiyet olsun" der oğlu. Baba;
"Peki neden bu söylenir?" deyince oğlu ;
"Neden olacak, buyurun desinler diye." der.
* *
Yargıç, hırsıza şöyle sorar:
"Söyle bakalım, soyduğun dükkana nasıl girdin?"
Hırsız, biraz düşündükten sonra soruyu şöyle yanıtlar:
"Efendim, biz buraya yargılanmaya mı, yoksa meslek sırrı vermeye mi geldik ." der.
* *
Acıkmış olarak eve dönen Mehmet annesine,
"Akşama ne var?" diye sorunca, annesi;
"Saymakla bitmez oğlum" dedi. Mehmet;
"Güzel, nelermiş bunlar?" deyince, annesi gülümseyerek,
"Pirinç pilavı!" dedi.
* *
Küçük Zeynep annesine;
"Bana yeni bebek alsana, anne." dedi. Annesi;
"Bebeğin var ya kızım; yenisini ne yapacaksın?" diyence, küçük Zeynep;
"Ben varken, sen kendine yeni bir bebek aldın ya!" der.
Karı koca doktora gitmişler doktor sormuş şikayetiniz nedir çocugumuz olmuyor demişler. doktor karıyı görünce kendinden geçip ben bu hatunu nasıl beceririm diye düşünmeye başlamış. Doktor şöyle bi uzanın hanfendi der ve vajinasına eyilip bakar kocasına dönüp beyfendi karınızın a_ında akrep var der. Adam şaşırır peki doktor bey ne yapcaz doktor sen mali bi sok akrep kafasından yakalar yakalamz çek öldürelim der.adam bi ileri bi geri bi ileri bi geri derken doktor bey gelmiyo der doktor gelmez tabi sen beceremiyosun çekil ben yapıyım der. Doktor başlar. Tuttu bıraktı tuttu bıratkı tuttu bıraktı derken kadının eşi doktorun kulana eyilip :
- Doktor bey attırında bogulsun a*ına koydumun akrebi
.................................................................................................................................
BASTIR
Bir gün bir baba Bastır adındaki çocuğunu bakkala gönderir. Bastır eve geldiğinde babası ile annesi yemeklerini yiyip evden çıkmışlar. Bastır bunların evden gitmesini bahane ederek kız arkadaşını eve çağırmış.
Kız arkadaşı eve geldiğinde Bastır bunu yatağa atmış. Kız da sexe düşkün olduğu için bir şey dememiş. Bunlar dalmış yaparken babası eve gelir.
"Bastırr ! ah ...ah ! Nerdesin. Bastır evladım bastır. "diye bağırmış. Bastır da odadan " Bastırıyorum baba ya. Daha ne kadar bastırayım " demiş.