Kapıyı açtım, yüreğim ağzıma gelmişti. İçeriden beklediğim gibi bir görünüm çıkmadı karşıma. Odamın kapısı hafif aralanmıştı ama içeride kardeşim yalnızdı. Yatakta oturmuş, sessiz sedasız ağlıyordu. Şaşkınlıkla ona baktım: — Ne oldu, namacıyla ağlıyorsun? dedim. Gözleri kıpkırmızı olmuştu. Birden panikle ayağa kalktı: — Abla, kusura bakma seni de korkuttum. Az evvelce eniştem evden çıktı, bana da söylemedi. O çıkınca uyuyamadım, içim daraldı, ondan ağlıyordum, dedi. İyice kafam karışmıştı. O sırada telefonuma bildirim geldi. Eşimden mesaj düşmüştü: “Sakın merak etme, biraz fenalaştım, gece gece seni uyandırmak istemedim. Hastaneye geldim, serum taktılar. İyiyim, birazdan çıkacağım.” Mesajı görünce gözlerim doldu.