Elim titreyerek aldım. Gözlerime dikilip ekledi: “Bunu açmadan önce… iyi düşün

Açtım. Mehmet’in el yazısıydı. Kağıtta sadece şunlar yazıyordu:

Bunu sana söylemeye cesaret edemedim.

Bunu sana söylemeye cesaret edemedim.

Gözlerim doldu. Kağıdı çevirince arkasında bir isim ve bir adres vardı. Fatma Yıldız. Bir apartman adresi. Başımı kaldırıp kayınvalideme baktım. O soğuk ifadesiyle, kısık bir sesle konuştu: “Oğlum yıllardır sana söylediği gibi tek başına değildi. Başka bir kadını vardı. Evlenmeden üç ay önce terk etti. Ama o kız hâlâ bekliyor. Hâlâ umut ediyor. Bana gelip yalvardı. Ben oğluma yakışanı yap dedim. Ama…” Bakışlarını benden kaçırdı. Sonra yeniden gözlerime dikti. “Eğer bunu bilerek evlenmek istiyorsan, çık o salona.
Reklamlar